'Sonra' Olursa, Yok Deyin!






Kaç tane işiniz yarım kaldı,
ya da kaç erteleyişiniz sonuçsuz?
Şahsen benim ‘sonra yaparım’ dediğim çok şey var.
Ancak gelen ‘sonra’ hiç olmadı.
Bahaneler hep bulunurdu,
biz de zorlanmadık evelallah.

Erteleyişler kaçımızdı,
belki de sonu görmek istemeyişimiz.
Tıpkı sonunu okumak istemediğimiz kitaplar gibi…

İşiniz gücünüz varken görmeyiş,
belki de ihmal ediş sevdiklerimizi,
en kolay kaçışımız oldu.

Konuşmaz, görüşmez olduk.
Öyle ki yolda görsek başımızı indiriverdik aşağı,
suç işlemişiz gibi.
‘Aman, beni görmesin!’ telaşesine kapıldık.
‘Sonra’lara sığındık hep.
‘Sonra’ konuşurum,
‘Sonra’ ararım,
‘Sonra’ gelirim,
‘Sonra’ yaparım,
‘Sonra’ severim.

Elimizde dünden kalan sonralarla yaşar olduk.
Başlarda rahattık belki,
Ancak o sonralar nankör çıkınca,
gelmez olunca,
mutsuz oldu insanoğlu.

Bilemedi ki,
şu andan daha iyi bir zaman olmadığını,
belki de "bir dahaki seferi" hiç olmayacağını.

Şu an önünüzde duruyorken hayat,
‘sonra’ demek için de çok kısa iken ömür,
gelin, kaçmayın sevdiklerinizden.

Şimdi sadece zayıf ya da tembel olduğunuz için vazgeçerseniz,
başka zaman için umudunuz olmayacak.
Eğer seviyorsanız,
’şimdi’ sevmek için en iyi zamandır.

‘Sonra’, yalnızlığın anasıdır.
Sonraların sizi yalnızlaştırmasına izin vermeyin!

Selametle.
Merve Akay 

Read more

Bakış Açınızı Seveyim















Hepimiz yaradılış özelliklerimize göre farklı özelliklere, farklı bakış açılarına sahibiz. Geçenlerde Twitter Sayfam’da gezinirken Türkiye Gündemi’ne bir baktım #EğerSeviyorsa diye bir tag açılmış. Zihni sinir yazılar gördüm, hoşuma gitti. Bu ülkede gündem olmasını gerektiren bir meseledir ilişkiler sorunsalı. Bir söz vardır hepimizin bildiği, diline doladığı…

Eğer birini seviyorsan
O'nu serbest bırak...
Dönerse senindir;
Dönmezse zaten hiç senin olmamıştır...

Ara ara, kızların yahut erkeklerin ilişkilerinde sorun yaşayan arkadaşlarına bu sözü söylemişliği, teselli etmişliği vardır. Doğru bir söz mü? Orası tartışılır. Ama emin olduğum bir nokta var ki o da bu söze herkesin aynı bakış açısıyla yaklaşmadığı. Hemen herkes bu sözle teselli çabasına girse de karakter özelliğine göre içinde başka şeyler düşünüyordur. Mesela hayata küsmüş birisinin bu söze inanması ya da inanarak teselli etmesi bir arkadaşını, bana ütopik geliyor, ne yalan söyleyeyim.

Aşağıda kafamda kurguladığım birkaç farklı bakış açısı var. Göz atın, derim. Belki birisinde ‘Aa! Evet, bu benim işte.’ dedirtirim size. J
















‘Batsın Bu Dünya!’ şarkısını tekrara alıp dinleyenler…

Eğer birini seviyorsan
O'nu serbest bırak...
Dönerse senindir;
Beklediğin üzere dönmezse
Zaten hiç senin olmamıştır.

Ortamda soğuk espri yapan birileri her zaman vardır. Onlarla da olmaz, onlarsız da. 

Eğer birini seviyorsan
O'nu serbest bırak...
Dönerse bi daha serbest bırak.
Gene dönerse gene bırak.

Arnold hayranları… (Schwarzenegger olan J)

Eğer birini seviyorsan
O’nu serbest bırak…
SHE’LL BE BACK!

Elimi sallasam ellisi… (Bana kız/erkek mı yok?)

Eğer birini seviyorsan
O'nu serbest bırak...
Bi müddet bekle.
Dönmezse unut gitsin..

Tin Bilimi’ne gönül verenler…

Eğer birini seviyorsan
O'nu serbest bırak...
Dönerse kendine güveniyor demektir..
Dönmezse süper egosu baskın demektir..

Hümanist yaklaşalım…

Eğer birini seviyorsan
O'nu serbest bırak...
Aslında tüm canlılar hür olmalıdır.

Polyanna gibi temiz kalanlar…

Eğer birini seviyorsan
O’nu serbest bırak…
Kesin geri gelecektir.

Olasılık problemlerine kafa yoranlar…

Eğer birini seviyorsan
O'nu serbest bırak...
Seviyorsa dönme ihtimali çok yüksektir.
Sevmiyorsa ilişkiniz zaten muhtemel değildir.

Kendiyle barışık, ortaya karışık bir yazı oldu yine. Tebessüm var mı yüzlerde, mühim olan o benim için.

O kadar güzel bir mozaik ki güzel ülkem. Farklı kültürler, farklı hayatlar, farklı karakterler, farklı bakış açıları... Ve bu kadar farklılığın içinde kardeşçe, hürce yaşayabilmek…

Bakış Açınızı Seveyim. J


Selametle. 

Read more
Yazar Merve Akay | 10:05
Kategori: , | 0 yorum

Tık Tık Tık, Kim O?






















Nerelerdesin sen?

Tanıyanlar, takibimde olan güzel insanlar bilirler ki Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisiy(d)im. Sizlerden epeyce sorular, mailler geldi yok olduğum zaman diliminde. Yazılarımı takip edip yenilerini göremeyince meraklananlar olmuş. 

Yazımın ilk cümlesinde parantez içinde yazdığım tek harf var ya işte o bu sebebi açıklıyor aslında. O harfi oraya yazabilmek için epeyce koşturmalı bir sene geçirdim. Ee yazı yazanlar, şairleşenler, blog işiyle uğraşanlar bilirler ki epey zaman alan harika bir uğraş aslında bu iş de. İki işi bir arada götürebilirdim belki ama. Enerji düşüşüm sizlere mutlaka yansırdı. Bunu istemediğim için de okul dönemi içerisinde bloğuma herhangi bir katkım olamadı haliyle.

Zorlu bir süreci zaferle sonuçlandırabilmem için de gelen zorluklara göğüs germek mecburiyetindeydim. Yani bir nevi, kelebekle tanışmak isteyen çiçeğin bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmesi gibi bir şeydi. Bu yüzden tüm enerjimi okuluma armağan ettim.

Araya girmiş gibi oldum ama…













İnanıyorum ki sizin de hayatınızda hızlı değişimler yaşadığınız dönemler olmuştur. İş değişimi, şehir değişimi, mezuniyet, okul değişimi, ayrılık, evlilik, doğum, ölüm… Hayatta başımıza gelen her şey insan olduğumuz için. Ve hayatımıza bize sormadan gelen sevinçleri de acıları da hissedebiliyorsak eğer, hala nefes alabildiğimiz için. 

Başımıza konan talih kuşlarını da hüzün kuşlarını da sevelim, şükredelim. Çünkü hala hayattayız. Çünkü umut edebilelim diye her gün karanlığı Güneş kapatıyor. Ve diyor ki; senin karanlık günlerin de işte böyle aydınlık bulacak. Umudunu kaybetme! Ne mutlu!

Sizlere özel…

Yeni fikirlerle geldim, dostlar. İnteraktif bir blog olsak nasıl olur? İletişim bilgilerimden bana fikirlerinizi, yorumlarınızı, bloğumda görmek istediğiniz konuları yazınız. Şairleşenler varsa aramızda şiirlerinden parçaları bana yollasınlar. Yazılarımın sonunda, konuya uygun olarak, seve seve paylaşırım. Şu ana kadar bana gelen yoğun mailler, artık dön cümlelerini içeren yakınmalar beni bu fikre itti. 

Yorumlarınız, fikirleriniz, bloğumu takip edişiniz benim için çok kıymetli. Bu nedenle de sizden gelecek fikirlerle birlikte hızla ve uzağa yol alabilirim. Sizlerle etkileşimli bir ağ oluşturalım, ne dersiniz? Harika insanlar okuyormuş yazılarımı, gurur duydum, mutlu oldum. Var olun.

Bana şuradan ulaşabilirsiniz. 

O zaman başlayalım…

Uzun zaman sonra hiç hissetmediğim kadar güçlü, kararlı, enerjik hissettim kendimi. Geçtim klavyemin başına. İçim rahat, huzurluyum. Biliyorum ki Allah, yeniden başlayanların yardımcısıdır her zaman […]

Tık Tık Tık, Kim O?

İçinizden Biri  



Read more